foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


+043 756 00 234 03
office@fashionline.com
Agnes Bart

Haftanın Maçı

Kocaeli Birlik SK logosu  

  ALPARSLAN TÜRKEŞ STADI

     23.04.2017 15:30

Sosyal Medya

 

Bu hafta maçın önemine binaen yazı biraz uzun olacak. Umarım okuyanlar sıkılmazlar...

 Maç Öncesi...

 

 Tansiyonu, gerilimi, heyecanı ve önemi ile zorluk seviyesi üst noktalarda olan Erzurumspor maçı için saat 12:30 da stadın önüne geldiğimde uzun

zamandır görmediğim bir kalabalıkla karşılaştım. Erzurumspor taraftarı takımını yalnız bırakmamak için stada koşmuş fakat TFF mevzuatı gereği stadın kapasitesinin %5'i yani 217 kişilik bölüm kendilerine ayrılmıştı.    Maçtan sonra yapılan siyası açıklamaların temel bir dayanağı olmadığı gibi bu sadece İstanbulspor'un değil tüm ev sahibi takımların kullanabileceği bir hak ve bu hakkı kullandığı için bir kulüp eleştirilemez.

Ben de kendi tribünümüze üzerimde İstanbulspor forması olmasına rağmen kimlik kontrolü ile girebildim. İstanbulspor tribününün büyük kısmı zaten doluydu fakat  217 kişilik biletin Erzurumspor taraftarına yetmeyeceği ve sorun yaşanacağı da gün gibi ortaydı. Neticede ambulans ve itfaiyenin kullandığı kapı kırıldı ve taraftar üst araması olmaksızın deplasman takım tribünündeki yerini aldı. Üst araması da yapılamadığı için güvenlik nedeniyle maç yaklaşık 35 dakika geç başladı. Bu tutum ve davranışlarından dolayı Erzurumspor hakkında Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu'nun gerekli yaptırımları uygulayacağını ümid ediyorum.

 

 

 

 

Geçtiğimiz sene oynanan Ümraniye maçında hem kendi tribünümüz hem de deplasman takım tribününün çok büyük bir kısmında kendi taraftarımız vardı. Bu yüzden prosedürlere uygun olarak ayrılan bölümde Ümraniyespor'lulara yer verilmişti. Fakat bu maçta İstanbulspor tarafına ayrılan bölüm sayıca yeterli olduğu için diğer tribünün tamamı Erzurumspor'a verilebilirdi. Fakat yazının başında da ifade ettiğim gibi bu ev sahibi takımın tasarrufunda bir durum ve hiçbir takım seyirci üstünlüğünü karşı tarafa vermek istemez. Tüm bunlara rağmen Ecmel başkan yapıcı tutumu ile olayları sakinleştirmesi ve maçı Erzurumspor taraftarı arasında izlemesi ile alkışı haketti. İstanbulspor başkanına yakışanı yaptı.

 

Taraftar...

 Maç başlamadan önce İstanbulspor taraftarının "Erzurum Hoşgeldin" tezahuratı ile başlayan ve Erzurumsporluların da nazikçe karşılık verdiği dostluk havası sahanın ortasında yöneticilerin, idarecilerin sert tartışmaları ve maçın bir türlü başlayamaması ile birlikte maalesef uzun sürmedi ve karşılıklı atışmaya yerini bıraktı. Sayıca fazla olmalarına rağmen Erzurumspor taraftarı karşısında sesini daha çok çıkaran, takımına sonuna kadar destek olan İstanbulspor taraftarını bir kez daha kutluyorum. Bandonun da geçen senenin aksine bu sene taraftar ile daha uyumlu ve maça renk katan bir faktör olduğunu da belirtelim. Bir de küfürlü tezahuratları tamamen kendi tribünümüzden temizleyebilsek. Ah ne güzel olacak...

 

Maça Başlıyoruz...

İstanbulspor'da geçen haftanın ilk onbirinde yer alan Engin Baytar ve Kubilay bu kez yedekler arasındaydı. Maça 4-1-4-1 dizilişine yakın bir anlayışla çıkan takımımız karşısında Erzurumspor 4-4-2 dizilişiyle yerini aldı. Erzurumspor karşısında ilk on beş dakikada oyun üstünlüğünü sağlayan takımımız karşısında Erzurumspor ilk yarının son yarım saatinde oyunu dengeledi. 34. dakikada bir yan topta ceza sahası önünde topla buluşan Nobre'nin vuruşunda deplasman takımı 0-1 öne geçmiş oldu. Bir de üstüne golden 3 dakika sonra Orhan'ın sakatlıktan dolayı oyundan çıkması da eklendi. Fakat onun yerine oyuna giren Muhsin yeri olmamasına rağmen maç boyunca çok iyi mücadele etti ve görevini layıkı ile yaptı.

 

Maç fazlasıyla liderlik koltuğunda oturan Erzurumspor'un bu gol ile birlikte tek forvete dönüp skoru koruma refleksi göstereceğini biliyorduk. Esasında maçın kırılma anı bu gol ile değil golün dakikalar sonrasında gerçekleşti. Ceza sahası dışından rakibin çektiği bir şut önce sol direğe ardından çizgiye paralel sağ direğe çarparak oyun alanına döndüğünde derin bir "oh" çektik. Çünkü ilk golün moral bozukluğu üzerine yenilecek ikinci gol maçın dönmesini çok çok zor bir hale getirecekti. 39. dakikada Halil Çolak'ın golü bir nevi maçı yeniden başlatmış oldu...

 Tecrübe Farkı...

Maç boyunca sahadaki onbir ve sonradan oyuna giren oyuncularımızın müthiş isteği, azmi, kararlılığı ve inancı ile mücadele ettiğini söylemem gerekir cialis online. Ben bu maçta Kubilay'ın ilk 11'de sahaya çıkmasını bekliyordum. Sakatlığı var mı bilmiyorum ama Muhammed'in de en kötü ihtimalle yedekler arasında olacağını düşünüyordum ama yoktu. Sahada golü attığı dakikaya kadar etkili olamayan Halil Çolak'ın yerine hep Muhammed olsaydı nasıl olur diye düşünürken Onur Ergün'ün nefis pasına hareketlenen Onur Kolay'ın indirdiği topa düzgün ve sert vuruşu ile takıma yeniden heyecan getiren Halil'i 84 dakika oyunda tutan Yalçın hocayı tebrik etmek lazım.

 

64. dakikada yine güzel bir ara pasında savunmanın arkasına sarkan ve sağ çaprazdan güzel bir vuruşla takıma galibiyeti getiren Halil süper lig tecrübesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu. Böyle maçlarda çok pozisyona giremeyebilirsiniz ama bunları değerlendirecek yetenekli ayaklarınız olduğunda sonuca ulaşmanız zor olmayacaktır.

 

Aynı şekilde öne geçtikten hemen sonra Kubilay'ın oyuna alınması ve oyunda kaldığı dakikalarda bir emniyet sübabı vazifesi görmesi ile de bir teknik başarıdan bahsetmeliyiz.

 

Rakip takımda da Nobre'nin oyun zekası, hala fiziksel gücünün yerinde olması ve takım üzerindeki ağırlığı hemen kendini belli ediyordu. Ligin 11. haftası sonunda takımdan gönderilen ve deplasmandaki maçta harika bir performans sergileyen Fahri Tatan'ın takımda olmayışı şampiyonluk yolunda bizim için büyük avantaj.

Ve Maçın Adamı...

Bu tür maçlarda geriden gelip maçı kazanıyorsanız ve maçı kazandıran gollerin ikisini de aynı futbolcu atıyorsa dünyanın her yerinde maçın adamı o olur. Bence de harika bir performans sergiledi ve takdiri haketti Halil Çolak.

 

Fakat bence bu maçın adamı Onur Kolay... Son dört haftada kendine ilk 11'de yer bulan ve bu dört haftanın bu maçla zirvesine çıkan Onur maça hem fiziksel, hem de psikolojik olarak çok iyi hazırlanmıştı belli ki. Orta sahaya müthiş bir dinamizm katan, defans arkasına yaptığı koşularla ilk golde olduğu gibi pozisyonlar hazırlayan, müthiş dinamizmi ve kararlılığı ile Onur Kolay'ı ayrıca tebrik etmek istiyorum.

 

Zorlu Seri...

Erzurumspor maçı ile birlikte yirmi iki günde toplam altı maç oynayacak takımımız bu serideki ilk maçı kayıpsız atlattı ve önümüzde beş maç daha var. Bu beş maçı da kazasız atlatırsak şampiyonluk yolunda büyük bir adım atmış olacağız. Bu süreçte kadrodaki bütün oyunculara ihtiyacımız var.

 

İsmail Sarı, Muhsin Yıldırım, Muhammed Demirci, Engin Baytar, Aziz Ceylan, İbrahim Yılmaz, Emrah Tacir ve diğerlerine de önümüzde haftalarda çok iş düşecek.

 

Biz bu takıma inanıyor ve güveniyoruz...

 

Memduh SEYMAN